Kaliteli AMPLİFİKATÖR yapımı, yanlış bilinenler ve ipuçları

Amplifikatörler » Hoparlör amplifikatörleri, preamplifikatörler hakkında soru ve incelemeleriniz...

Kaliteli AMPLİFİKATÖR yapımı, yanlış bilinenler ve ipuçları

Okunmamış iletigönderen onursal » 06 Mayıs 2017, 13:57

Konu başlığımız her ne kadar amplifikatör yapımı olsa da, esasen herhangi bir cihaz yapım tekniği de aynı katagorilerde incelenmektedir.
Bir tıbbi cihaz olsun, bir PC olsun, hatta aklımıza gelmeyen herhangi bir cihaz olsun, belli yapım teknikleri bulunmaktadır.
İşte bu teknikleri detaylıca inceleyip, konu ile ilgilenen arkadaşlara yol gösterebilmeyi amaçlamaktayım.
Bir ampli yapımında öncelikle yanlış bilinen bazı kavramlardan bahsetmek istiyorum.
Çoğu kişilerin bildirmiş olduğu üzere.
Efendim ben LAMBALI amplifikatör yaptım, sesi çok sıcak.
Efendim ben 100W lık bir transistörlü ampli yaptım sesi çok harika.
Efendim ben LM3886 ile çok güzel bir ampli yaptım. Gümbür gümbür çalıyor.
Burada bahsi mevzu olan şey, bir cihazın yapımında kullanılan, ister lamba teknolojisi olsun, isterse modern yarı iletken teknolojisi olsun asla ses üretmedikleridir. Yani bu gibi elemanlar kendi kendilerine ses çıkartmazlar, kendileri bir ses üretmezler. Bu elemanlar ses frekanslarını, tasarım kriterleri dahilinde sadece yükseltirler.
Yani ister lambalı olsun isterse yarıiletkenli tasarımlar olsun tek bir amaca hizmet etmektedirler, AC GERİLİMLERİ YÜKSELTMEK.
Bahsedilen bu AC gerilimlerin yükseltilmesi işlemi, belli frekans aralığında yapılmakta olduğu için, yükseltilen bu frekansların da belli bölgelerde ve belli değerlerde olması şiddetle gereklidir.
İşte bu frekansların yükseltilme işlemine kısaca FREKANS KARAKTERİSTİĞİ denilmektedir.
Bir yükseltici ses frekansı tekniğindeki kulağa hitap eden tüm frekansları eşit şekilde yükseltebilmeli ve yük unsuruna bağlı kalmaksızın ilgili yüke (HOPARLÖR) eşdeğer seviyede verebilmelidir.
Eğer belli frekanslarda kazancımızın artırılıp azaltılmasını istiyorsak, bu işlem için yükseltecimizin önüne ön devreler (Ton kontrol EQ veya BPF gibi) yaparak, amplimizin kazancını belirlenen bölgelerde değiştirebiliriz.
Bir diğer unsur ise bozulma oranı (DİSTORSİYON) dır.
Günümüz modern yarı iletkenlerinde bozulma oranı hemen hemen binlerde ve hatta onbinlerde gibi rakamlarla ifade edildiği için bu konuya fazlaca değinmenin anlamı yoktur. Zaten en pahalı hoparlörleri bile kullanıyorsak sinyallerdeki bozulma seviyemiz %1-%2 lerin daha aşağılarında olmayacaktır.
Ancak tasarımda yapılan ciddi hataların da bozulma faktörüne doğrudan etki ettiği için, ayrıca aşırı sürülme gibi unsurlarda ön devrelerin de aşırı bozma yapması ve harmoniksel sinyallerin fazlaca ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği için, elbetteki bu konudaki tasarım değerlerinin ve ölçümlemenin çok çok dikkatlice yapılması gerekmektedir.
En önemli unsurlardan birisi olan GÜRÜLTÜ faktörü ise belli başlı bileşenlere bağlıdır. esasen çok çok eski teknoloji olan LAMBALI teknolojinin gürültü konusundaki özellikleri tartışılmazdır. Ancak yanlış tasarlanan ve tekniğine uygun olarak yapılmamış hesaplamalar, lambalı da olsa bir cihazın kalitesine büyük etki etmektedir.
İşte bizler konumuzda bu gibi yanlış bilinen bazı değerleri tartışarak doğru tasarım ile iyi bir ampli (Cihaz) yapmaya çalışacağız.

Konuda örnek teşkil etmesi açısından kendi projemden bazı örnekler sunacağım.
İLK UNSUR. KUTU ve TAŞIYICI AKSAM.
Bir cihaz bir kutu içerisinde değilse o cihaza cihaz demek doğru olmaz. Sadece elektronik bir devre olarak adlandırabiliriz.
Bununla birlikte bir kutunun cihaz yapımında aktif işlevleri de bulunmaktadır.

IMG_1064.JPG

IMG_1065.JPG


Çok büyük emeklerle bu şekilde hazırlanmış bir kutu sizce sadece göze hitap ettiği için mi önem arzetmektedir?
Bir kutunun teknikteki açıklaması SHIELD yani ekranlama anlamına gelen ŞASE demektir.
Neleri ekranlar.
Öncelikli olarak havadan yayılan elektromanyetik dalgaların ekranlanması içindir. Eğer bu işlem tekniğine uygun yapılmazsa cihazımız havadaki her türlü elektromanyetik dalgayı yükseltecek, böylece duyulabilir veya duyulamaz frekans bölgesinde istenmeyen frekansların yükseltilmesine sebebiyet verecektir. Sesin orijinal halini bozabilecek ve ortaya hiç te beğenilmeyen bir ses ortaya çıkacaktır. Özellikle kazanç faktörünün yüksek olduğu ve giriş empedansının yüksek olduğu tasarımlarda, kutuların önemi oldukça büyüktür.
Kutunun malzeme cinsi ise belli teknik kriterlere bağlıdır.
Alçak frekanslar için en ideal malzeme yumuşak demirdir. Eğer daha fazla bir manyetik koruma gerekli ise silisyumlu saclar bu iş için en ideal seçenektir.
Yüksek frekansların ekranlanmasında ise temelde BAKIR en ideal olsa da, alternatif olarak ALUMİNYUM tercih edilmektedir.
Alüminyum kutulamada haricen ön devrelerde sac shield kullanılması da gerekebilmektedir.
Bir ikinci önem arzeden unsur ise besleme devresidir.
Besleme devrelerinin önemi tartışılmazdır. En ideal besleme, pil,akü gibi kimyasal üreteçler olsa da her cihazı pille çalıştırabilmek herzaman mümkün olmamaktadır.
Üstelik konumuzda işlediğimiz amplifikatör gibi yüksek güçlü bir cihaz ise, elbette belli bir güç gereksinimi olduğundan dolayı pek ta olası olmamaktadır.
Örnek cihazımın ana güç devresi için tasarlanan besleme devresi.
IMG_1018.JPG

Evet biraz abartılı olduğunu kabul etmem gerekir :mrgreen:
Zaten çoğu arkadaşımızın en büyük yanılgılarından birisi de budur.
Ana kondansatörlerin değeri ne denli büyük olursa o denli ses temiz olur.
Halbuki benim daha önceki tasarımlarımda hemen hemen 4700uF tan daha büyük bir kondansatör kullanmamıştım. Eğer kullandığım kondansatörler LOW-ESR değilse elbette bir adet daha parelel bağlayıp kullandığım olmuştur. Çünkü esasen bir amplinin ana besleme devresindeki kondansatörlerin değerinin büyük olması o cihazdaki HUM sesinin bastırılmasında büyük etken değildir.
Bu mevzuu ile ilgili olarak daha önce sökmüş olduğum orijinal bir cihazın ana besleme kondansatörlerini görüntüledim.
IMG_1011.JPG

Bu besleme devresi, 2X50W güç üreten SONY marka bir amplinin besleme kondansatörleridir.
Görüldüğü üzere sadece 4700uF değerinde ve hatta çok ta kaliteli diyemeyeceğimiz (LOW-ESR değil) kondansatörlerden konulmuştur.
Ama bu cihazı dinlerken en son seste bile herhangi bir HUM veya istenmeyen ses bulunmuyordu.
Bu gibi orijinal cihazları incelediğimizde hemen hemen benzer değerlerde kondansatör kullanıldığını sizler de görebilirsiniz.
Benim incelemiş olduğum ampliler içerisinde en yüksek çıkış gücüne (2X80W RMS) sahip olan bir üretim de TECHNICS SU-V4 idi ve ana kondansatörleri sadece 6800uF idi.
Kullanıcı avatarı
onursal
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 825
Kayıt: 03 Ağustos 2010, 01:56
İl: ankara
Meslek: broadcasting


Ynt: Kaliteli AMPLİFİKATÖR yapımı, yanlış bilinenler ve ipuç

Okunmamış iletigönderen onursal » 08 Mayıs 2017, 00:20

Cihazımızın yapım aşamasında dikkat edilmesi gereken bir unsur daha vardır.
Hangi devre kartının nerelere yerleştirileceği, dolayısı ile belli bir montaj planı dahilinde devre kartlarının yapım aşamasından itibaren hesaplanması gereken bir unsurdur.
Bu konuda genel bir standart olmamakla birlikte, ön devrelerin manyetik alanlardan etkilenmemesi için ana trafodan uzaklara yerleştirilmesi hususudur.
Çoğu arkadaşlarımızın karşılaştığı HUM sorununun sebelerinden birisi de budur.
Her ne kadar örnekte gösterilmiş cihazın trafosu manyetik olarak kaplanmış olsa da devre kazancına göre çoğu devreleri etkileyebilmektedir.
Genel yerleşim planı dahilinde ön hazırlıklar.
IMG_1066.JPG

IMG_1067.JPG

IMG_1069.JPG

Yerleşim planında pre state ground ve power state ground noktalarının tesipiti ve hesapları da yapılmalıdır.
Kullanıcı avatarı
onursal
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 825
Kayıt: 03 Ağustos 2010, 01:56
İl: ankara
Meslek: broadcasting

Ynt: Kaliteli AMPLİFİKATÖR yapımı, yanlış bilinenler ve ipuç

Okunmamış iletigönderen crazy4blue » 08 Mayıs 2017, 02:20

Ellerine Sağlık Hocam. Altın değerinde bilgiler .
crazy4blue
DIY Audio Fanatiği
 
İleti: 117
Kayıt: 08 Kasım 2013, 02:36
İl: kocaeli
Meslek: Öğretmen

Ynt: Kaliteli AMPLİFİKATÖR yapımı, yanlış bilinenler ve ipuç

Okunmamış iletigönderen onursal » 19 Mayıs 2017, 19:01

POWER PLANE ve KÜÇÜK HESAPLAMALAR.
Daha önceki yazılarımda power plane uygulamasından bahsetmiş ve örnekler vermiştim.
hiend-amplifikatorler/amplifikatorlerde-grounding-saseleme-teknikleri-t1934.html
Bir çok eleştiri ve hatta hakaret seviyesine varan yazılarla karşılaşmama rağmen en basit ve uygun kalitede olan bu yöntem oldukça işlevsel ve hatta teknik olarak oldukça üstün bir yöntemdir.
Şunu unutmayalım.
Her devredeki akımların ortak bir dönüş noktası vardır ve bu dönüş noktası SİSTEM SIFIR NOKTASI'dır.
Sistem sıfır noktasına ulaşması gereken akımlar, örnekteki POWER PLANE üzerinden akıtılabildiği gibi, ayrı ayrı iletkenlerle de akıtılabilir. Ayrı iletkenlerle akıtılması, her bir iletkenin göstermiş olduğu omik direnç ve endüktif direnç doğrultusunda karmaşa yaratacak ve çözülmesi gerekecektir.
POWER PLANE.png

Hangi elektronik devre olursa olsun tek bir mantığı bulunur.
Besleme devresindeki potansiyel fark. devre üzerinden akarak, yine besleme devresindeki sıfır noktasına gelmektedir.
Burada bahsedilen SIFIR NOKTASI toprak hattı değildir. Sistem tasarımında belirlenmiş olan SIFIR POTANSİYEL FARKI'dır.
Bir örnekle açıklamak gerekirse.
Pil ile çalışan basit bir devre bile olsa pilin + (artı) ucuna ya da - (eksi) ucuna asla burası sıfırdır diyemeyiz. Sistem sıfır noktasının belirlenmesi sadece devre tasarımı ile ilgili olup. hangi bağlantıların SIFIR POTANSİYELDE OLMASI GEREKTİĞİDİR.
Yani pil ile çalışan basit bir devrenin pile bağlanan eksi ucu da sıfır noktası olabilir artı ucu da. Hangi ucun sıfır noktası olduğu ise kullanılan elektronik ekipmanların teknik özellikleri ve dolayısı ile tasarım özellikleri doğrultusunda belirlenmektedir.
Günümüz çoğu elektronik devre eğer tek beslemeli ise genellikle eksi polarite sistem sıfır noktası olmaktadır.
Split supply sistemlerde ise sistem sıfır noktası zaten iki potansiyel farkın ortak ucu olacaktır.


RESİMDE KAHVERENGİ HATTA DİKKAT !
Bu hat devrede kullanılan iki ayrı gerilim kaynağının birleştiği noktaların arasını ifade etmektedir.
Bilirsiniz ki çift gerilim kaynağı dahi olsalar iki ayrı besleme ünitesi birbirleri arasında oldukça fazla gerilim farkı olabilmektedir.
Bu gerilim farklarının ortadan kaldırılabilmesi için en kısa yoldan birleşmelidirler.
Kullanıcı avatarı
onursal
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 825
Kayıt: 03 Ağustos 2010, 01:56
İl: ankara
Meslek: broadcasting


Amplifikatörler

 


  • Bu konular da ilginizi çekebilir:
    Cevaplar
    Gösterim
    Son ileti

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Yahoo [Bot] ve 1 misafir