Besleme kondansatörü mevzusu

Makaleleriniz » Elinizde olan veya yazdığınız makaleleri(teorik bilgi, nasıl çalışır gibi bilgiler) gönderin; ana sayfamızda isminizle beraber yayınlayalım. Ayrıntılı bilgi Haberler ve Duyurular forumunda mevcuttur.

Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen drhardware » 20 Haziran 2008, 16:53

hacı yazdı:slm sn.Doktor nasılsınız,inşallah iyisinizdir
ben bir iki gündür anfilerin besleme kondansatörlerinin üzerinde duruyorum,bu konuda bir kaç kişinin görüşünü aldım sizinde görüşünüzü almak isterim
size bu konuda birkaç sorum olacak
-öncelikle anfi nin besleme katındaki kondansatörler nasıl nitelikte olmalı
-kondansatörlerin sayısı ne olmalı yani kapasite sabit kalıp sayı az mı olmalı çokmu(100,000 yerine 10tane 10,000 uf gibi)
-sorularıma aldığım cevaplar genelde sayının fazla olduğuna yönelik oldu,nedeni paralel bağlanan kondansatörlerin iç direncinin azalması,buna karşılık piyasadaki çoğu devrenin içinde yerleride müsait olmasına ramen hep birer çift kondansatör vardı,bu konuda sizin fikriniz nedir
-kondansatörlerin çalışma gürültüleri sesi ne derecede etkiler,bu faktörde kondansatör sayının önemi varmıdır
-birde kondansatörlerin sayısı artırılırsa kapasite sabit kalmak şartıyla,kondansatörlerin şarj deşarj süreleri uzarmı,birer çift kondansatöre nazaran
benim sorularım bukadar doktor eğer sizde sorularım dışında bişey eklemek isterseniz çok iyi olur herşey için çok teşekkür ederim
kolay gelsin


Demiş...
Ben de buradan cevap vereyim ki millet de faidelensin dedim.
Şöyle ki;
Kondansatörler, özellikle de sinyal hattındaki ve besleme filtreleme için olanlar audio tekniğinde oldukça ciddi bir önem arz eder.
Burada konu besleme filtreleme için kullanılanlar olduğundan onları anlatalım:
Şebeke gerilimi alternatif akımdır. Ve en ideal şartlar altında dahi doğrultulmuş olsa yine de üzerinde dalgacıklar vardır (ripple). Besleme kaynağındaki bu dalgacıklar sonuçta ses frekansı aralığında olduğundan duysal olarak algılanabilir bozulmalara yol açar. Velev ki (İspanya'da değilim) ses frekansı aralığında olmasalar dahi (ses üstü osilasyon ve dış kaynaklı gürültüler ya da şebeke dalgacıklarının harmonikleri şeklinde) netice itibarıyla sinyal olduklarından, aynen amplifikatörün girişine verilmiş sinyal gibi amplifiye edilip çıkışa verilirler, bu da size yol su ve elektrik olmasa da distorsiyon, gereksiz güç harcaması ve "ani tweeter yanma fenomeni" olarak geri döner.
Bunu engellemenin tek yolu besleme hattındaki kondansatörleri çok çok iyi belirlemek ve kullanmaktır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, aslında kondansatörler "pür kondansatör" değildirler. İçlerinde kullanılan iletken tabaka "süper iletken" olmadığından karşınıza R+C şeklinde çıkarlar. Bu da ideal şarj+deşarj zamanının hesaplanandan farklı olması ve dolayısıyla (bizi ilgilendiren tarafı bakımından) dalgacık yutma kapasitesinin, sanılandan az olması sonucunu doğurur.
Bu manada, ana dalgacıkları absorbe etmek için kullanılan ve gavurun "main reservoir" dediği devasa kondansatörlerden başlayarak aktif elemanların besleme aldığı noktaya konulması ihtiza eden polyesterlere kadar, seçimde kullanılacak en önemli faktör ESR dir.(Equivalent Series Resistor = Eş devre Seri Direnci)
ESR si düşük olan kondansatörler her zaman daha iyi dalgacık yutma kapasitesine sahiptir, ayrıca rezistif etkileri daha az olduğundan ısınma katsayıları da düşüktür ve daha uzun ömürlüdürler. Uluslararası piyasada Low ESR ve Ultra Low ESR gibi çeşitleri olan elektrolitik kondansatörlerin yanında, daha küçük dalga boyuna sahip gürültüleri yok etmek için kullanılan nF seviyesindeki ürünler için de MKP (Metallised Polyproplene) kondansatörler seçilmelidir.
Doğal olarak bu tür ürünler pahalıdır. Özellikle de audio grade kabul edilmekle birlikte başka her yerde de kullanılan Low ESR 4,700 - 47,000µF arası (muhtemelen daha büyükleri de vardır) kondansatörlerin fiyatı ateş pahasıdır. Üstelik pek çok üretici bu tür kondansatörleri aşırı pahalı oldukları için üretmezler.
Örneğin Mundorf 47,000µF/80v Low ESR kondansatörün fiyatı bugünlerde 150.-US$ ın biraz üzerindedir. Üstelik bunlardan bir de diğer rail için almak gerekir.
Doğal olarak, "göreceli low esr" elde etmenin daha ucuz yolları vardır (her ne kadar aynı sonucu vermeseler de!). Temelde kondansatör başına rezistif yük değişmemekle birlikte paralel bağlanmış düşük kapasiteli harcı alem kondansatörler de görece daha iyi sonuçlar verir. Burada genel yanılgı toplam kondansatör bankından elde edilen rezistif sonucun, tek bir kondansatörden elde edilen eşit sonuçla aynı kapasitif etkiyi doğuracağı düşüncesidir ki, basitçe ele alındığında başta da belirttiğim gibi paralel bağlanmış kalitesiz kondansatörler aynı tür yüksek kapasiteli kondansatörün tek birinden alınabilecek sonuçtan daha iyi sonuç alınabilir. Ancak asla kaliteli bir Low ESR nin verdiği sonucu alamazsınız.
Diğer bir Low ESR efsanesi de, kapasitör sığasından ve anlık akım ihtiyaçları karşılama kapasitesinden kaynaklanır. Şöyle ki;
Esasen özellikle de power amplifikatörler, zaman zaman anma güçlerinin çok üzerinde güç talepleriyle karşılaşır. Nedeni açıktır, hoparlörler indüktif hatta indüktif olmakla kalmayıp "karmaşık" yüktür. Bu manada, her frekansa ve her genlik seviyesine değişik tepki verirler. 10Hz e 2ohm civarında yük olarak görünen bir hoparlör 1kHz e örneğin 45phm görünebilir. Bununla yetinmeyip, hoparlörler makalemizde belirttiğimiz üzere feedback akımları oluşur ki amplifikatör tarafından bakıldığında anlaşılması güç empedans yapılarıdır bunlar. Şahsen pek itibar etmesem de, bazı fizik öğretmenleri örneğin 50W / 8ohm anma gücüne sahip ve dolayısıyla 2.5A RMS nominal akım ihtiyacına sahip bir güç amplifikatörünün kısa aralıklarla 13A tepe akımları sağlayabilmesi gerekliliğini dile getirmektedirler. Keza şahsi hesaplarım 9A seviyelerine kadar bir anlık talebin olası olduğunu ispatlamıştır. (13A ciddi bir hatadır kanımca).
AndrewT (yukarıda sözü geçen fizikçi) önermesi veya kişisel hesaplarım dahi dikkate alınacak olsa, her durumda böyle bir amplifikatörün akım ihtiyacı için örneğin 35v railleri olan simetrik beslemeli bir PSU nun 35 x 2 = 70 x 9 = 560VA transformatör ihtiyacı doğacaktır, doğaldır ki iki kanal için kabaca 1KVA değeri elde edilir ki sanırım dünyadaki hiçbir üretici bu büyüklükte trafolara sahip 2 x 50W bir amplifikatör üretmemiştir! Sınıfı ne olursa olsun...
E peki, anlık bu tepe akım ihtiyaçlarını karşılamazsanız ne olur? Şu olur; genelde de tiz detaylarını icra etmek için kullanılan bu anlık gereksinimler karşılanmadığında kabaca; "detayları duyamazsınız". Yani sisteminiz odyofiliteden uzaklaşır.
Kısa kesecek olursak;
İşte trafo tarafından sağlanamayacak olan (en azından bizim bildiğimiz trafolarca) bu anlık güç talebi işte beğenmediğiniz bu zavallı kondansatörler tarafından sağlanmaktadır ya da sağlanmalıdır. Bu anlamda, ya çok miktarda ve büyük sığada pek çok kondansatörü paralel bağlayıp olabildiğince fazla rezervuar elde edeceksiniz, ki epey büyük bir yere ihtiyacınız olur. Ya da temizinden iki tane Ultra Low ESR kondansatör alıp müzik keyfine varacaksınız..
Beslemenizde ne kadar büyük sığa ve ne kadar az ESR varsa o kadar müzikaliteniz vardır. 10 bine paranız yetiyorsa 10 bin, 100 bine yetiyorsa 100 bin alın koyun... Kaç tane paralel bağlayabiliyorsanız o kadar bağlayın. Hiç kimse size niye bu kadar kondansatör koydun demez!
Kolay gelsin.
En son Hazar tarafından, 20 Haziran 2008, 17:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
Sebep: Gezici imlâ kılavuzunuz Hazar tarafından düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
drhardware
Eski Site Sorumlusu
 
İleti: 1072
Kayıt: 12 Aralık 2006, 17:08
İl: Ankara


Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen hacı » 20 Haziran 2008, 17:21

teşekkürler doktor verdiğiniz bilgi için
hacı
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 266
Kayıt: 15 Temmuz 2007, 18:56
İl: İstanbul

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen e154 » 22 Haziran 2008, 01:58

drhardware yazdı: 10Hz e 2ohm civarında yük olarak görünen bir hoparlör 1kHz e örneğin 45phm görünebilir. Bununla yetinmeyip, hoparlörler makalemizde belirttiğimiz üzere feedback akımları oluşur ki amplifikatör tarafından bakıldığında anlaşılması güç empedans yapılarıdır bunlar.
E peki, anlık bu tepe akım ihtiyaçlarını karşılamazsanız ne olur? Şu olur; genelde de tiz detaylarını icra etmek için kullanılan bu anlık gereksinimler karşılanmadığında kabaca; "detayları duyamazsınız". Yani sisteminiz odyofiliteden uzaklaşır.
Kolay gelsin.


hoparlör tiz seslerde daha yüksek empedans göstermiş ki daha az akım çekmesi lazım. e o zaman neden anlık akım çektiğinde tiz detaylar kaybolsun. baslar çöker desen anlayacamda. :? :?
e154
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 967
Kayıt: 25 Temmuz 2007, 02:19
İl: Ankara
Meslek: Elektrik Teknikeri

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen drhardware » 23 Haziran 2008, 09:40

Yazının tamamını okursan, "hoparlör indüktif yük değil kompleks yüktür" demişim ki öyledir. Baslarda detaylar PSU çökmesine rağmen duyulur, ancak tiz detayları çok kırılgandır, hemen yok olurlar. Tiz detaylarının yok olması dört nedenden olur, birincisi bazı detayların pik değerleri aşırı yüksektir (klasik müzik vs..) ikincisi bas vurup PSU çöktüğünde tiz detaylar doğal olarak kaybolur (modülasyon mantığı), üçüncüsü ise, tekrar söylüyorum; hoparlörler kompleks yüktür. Yapısında hem direnç hem bobin hem de kondansatör vardır. Kabininin içini açtığında görürsün bunları zaten! Dördüncüsü ise pek de bilinmeyen faz kaymalarıdır, bu konu o kadar karmaşık ve PSU ve benzeri konulara o kadar bağlıdır ki burada anlatmaya ne benim bilgim ne de senin kapasiten yeterlidir. Bu durumda hangi detayda nasıl bir kayıp yaşanacağını masa başında oturup forum köşelerinde ahkam keserek bulamazsın!
Bütün bunların dışında, olaya dışarıdan izleyici olarak katılmak yerine araştırma yapıp fiziksel realiteleri ve hesapları ortaya koyabilirsen bence foruma "bir katkın" olabilir. Bu şekilde yaptığın eleştiriler beni sinirlendirmekten başka bir işe yaramaz!
"10Hz e 2ohm civarında yük olarak görünen bir hoparlör 1kHz e örneğin 45ohm görünebilir"
Önermesi sence kesin bir gerçeği mi ifade ediyor yoksa hoparlörlerin ne kadar kaypak bir yük yapısı oluşturduğunu ifade etmek için konulmuş bir afaki örnek mi?
Belki biraz da kitap okuyup Türkçe dilbilgisi ve edebiyat kültürü almak gerekiyor ne dersin?
Kullanıcı avatarı
drhardware
Eski Site Sorumlusu
 
İleti: 1072
Kayıt: 12 Aralık 2006, 17:08
İl: Ankara

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen hoparlör » 23 Haziran 2008, 15:22

Doktorcum kötü haşlamışsın Erhan'ı, ama aranıza girmek istemem doğrusu.

Konu ile ilgili olarak aslında çok önemli bir noktaya parmak bastığını söylemek istiyorum. Ben yakın zamanlarda anlattığın detayların farkına vardım, daha doğrusu pratikte karşılaştığım sorunlardan sonra boğuşmak zorunda kaldım. Amfinin sesini açtıkça hoparlörden duyulan bozulmaları önlemek amacıyla amfinin hoparlör gücünden daha yüksek olması gereğini farkettim ince. Daha sonra da 120W yazan tiz hoparlörünün neden 40W'lık amfi ile kolayca yanabildiğini anlamaya çalıştım.

Oturup da kendim amfi yapmaya başlayıncaya kadar da farkına varmadım. Çünkü daha birşey yapmadan aslında beslemenin en az amfi kadar önemli olduğunu öğrendim. İstediğiniz devreyi yapın ama beslemeniz ne kadar iyi ise amfiniz de o kadar iyi olabiliyor. Bu da ancak iyi kaliteli bir transformatör, düzgün diyotlar ve de besleme kondansatörleri ile mümkün.

Kimi zaman basların tam çıkmamasını hoparlör kabinlerinin yetersizliğine veriyordum. Ama öyle değilmiş, besleme kondansatörleri doğrudan bunu belirliyor. Ama basları destekleyince de bazı zamanlarda, özellikle ani çıkışlı müziklerde tizler de bozuluyordu. Biraz kablo ile uğraşmak, kabin filtresi ile boğuşmak felan derken iş çıkmaza dönüyordu. Sonunda baslardan dolayı tizler için ani akım çekimlerinde çekecek birşey kalmadığını farkettim. Bunu ölçümlemedim ama kulakla bile farkedilebiliyor. Bas sesler uzun dalga boyları nedeniyle bir sürü harmonik üretiyorlar. Genlikleri de çok daha fazla. Davula vurduğunuzda ya da bas gitarın tellerine dokunduğunuzda uzun bir ses duyulur, vummmm, ama zile dokunun tıs tıs işte. Dolayısıyla özellikle aktif sistemlerde basın tek kaynaktan nasıl büyük bir akım çektiğini kolayca farkedebilirsiniz.

Biraz da pro sistemlerdeki amfi ve kabin tasarımlarına baktığımdan, oradaki uygulamalardan etkilendim diyebilirim. Sonuçta hoparlörlerin eşdeğer devresi bobin+kapasitör ve dirençten oluşuyor. Pro sistemlerde aktif sistem kullanılmasının en temel nedenlerinden biridir bu aynı zamanda. Orta ve tiz sesleri pasif olarak kolayca ayırabilirsiniz ama baslar bu konuda sistem kaynaklarını anında tüketiyorlar. Bi-amp ya da bi-wire reknikleri de aslında basların gazabından tizleri korumak için düşünülmüş yöntemler galiba.

Uzun lafın kısası sadece amfi devresini yapmak değil, beslemesini de Low ESR ya da yoksa bir sürü paralel kondansatörle iyi desteklemek gerekiyor. Yoksa müzikteki bir sürü detay hakikaten kayboluyor, ama biz suçu genellikle hoparlör ya da kabinlerde arıyoruz. Ya da transformatörü büyük tutmaya çalışıyoruz ki en pahalı yöntem sanırım bu aslında.

Verdiğin bilgiler için de teşekkürler Dr., özellikle Ultra Low ESR kondansatör alıp kullanmak pahalı görünebilir ama çok daha az yer kaplaması ve getirdiği kalite kesinlikle verilen paraya değer.
hoparlör
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1840
Kayıt: 02 Eylül 2007, 19:30
İl: İstanbul

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen e154 » 23 Haziran 2008, 16:48

gir abi armıza gir yoksa doktor bulduğu yerde boğazlayacak beni :cry: :cry: :cry: hatamız neyse :!: :!:
e154
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 967
Kayıt: 25 Temmuz 2007, 02:19
İl: Ankara
Meslek: Elektrik Teknikeri

Reklamlar

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen hoparlör » 23 Haziran 2008, 20:17

Erhan'cım,

Bizim kuşak sizlerden farklı, bize büyüklerimiz kızardı ve oturup acaba nerede hata yaptık diye düşünmek d bize kalırdı. Pek de çıkamazdık işin içinden, çünkü sadece azar işitmiş olurduk. Halbuki sen bu anlamda daha şanslısın, Dr. sana gayet net mesajlar vermiş, biraz sert görünebilir ama aynı zamanda sana ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Kendi adıma söylemek gerekirse, senin yaşında yaptığım yanlışlıkları ve büyüklerin tepkilerini anlama için seneler geçmesi gerekti. Bugün baktığımda aslında kendilerince en doğrusunu yapmış olduklarını görüyorum. O zamanlar kızıp isyan ederdim, anlam veremiyordum.

En doğrusu bu mudur? Bilemiyorum, ama küçükler büyükleri bir şekilde kabul etmek durumundalar, ve aranıza girmek istememin nedeni de aslında bu. Zaten Ankara'dasınız, görüşebilir, en azından telefonlaşabilirsiniz. Küçük olarak abiyi aramak da eski geleneğe göre sana düşer.

Bazen böyle oluyor işte, hayat da zaten böyle birşey, Dr. senin daha iyi olmanı ve kendini geliştirmeni istiyor, bu yüzden bir konuş derim. Yok bu geleneğe uymam dersen de o başka, sonuçta zamanla herşeyin görüntüsü değişebiliyor.
hoparlör
DIY Audio Gurusu
 
İleti: 1840
Kayıt: 02 Eylül 2007, 19:30
İl: İstanbul

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen berat23 » 23 Haziran 2008, 23:30

valla dr. um tavrının sertliğine alıştık artık . mesela bu mesajlar hazardan gelse ortaık ciddi karışmış derdim.

e154 korkma yanındayım .bende gencim amatörüm nihayetinde ve henüz ismimin başında ünvan yok:)
Resim
berat23
DIY Audio Fanatiği
 
İleti: 179
Kayıt: 01 Şubat 2007, 17:27
Konum: ankara

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen drhardware » 24 Haziran 2008, 10:09

Tabii, olayların ve Erhan'la yaptığımız sohbetlerin geçmişini bilmediğiniz için böyle yorumlar yapmışsınız..
Ki bence buna rağmen bana karşı fazla tolere davranmışsınız teşekkürler!
Şahsen, tanımadığım iki üye arasında böyle bir tartışma geçmiş olsa, 1nci üyeyi (Dr.la başlayan rumuzu olan) çoktan "ban" lamıştım. :)
Neden sinirlendim?
Hoparlör'ün tespitleri doğrudur.. Bizim jenerasyon doğruyu kendisi arayıp buldu hep. Matematik hocalarımız, kitaplarda adı dahi geçmeyen Fourier serilerini kısaca tahtada anlatıp bununla uydu yörüngesi çizmemizi ister sonunda da beceremediğimizi görüp fırça atar kopya çekmenin serbest olduğu sınavlarda da aynı soruyu sorup Mat1 den 4 tekrar almamızı sağlarlardı, ruhları şad olsun... Ancak, kişisel düşüncem ve işin aslı şudur;
Birşeyler -hele ki bu birşeyler teknik altyapı ve akıl gerektiriyorsa- öğrenmenin tek yolu uygulamadır. Ancak ne yazık ki günümüz insanı (özellikle de yaş<25 olan kısmı) genellikle bilgi ve deneyimlerinin tamamını internet üzerinden temin etme yoluna gidiyor. Sonunda yarım yamalak öğrendiği tekno hırsızlık eseri devre parçacıklarını üç beş kelimeyi geçmeyen piyasa jargonuyla birilerine satmaya çalışıyor. Rahatsız olunması gereken ve benim de ziyadesiyle olduğum esas konu şu ki; bir türlü yakalayamadığımız batı medeniyeti gerçek bilgiyi el üstünde tutup bir bilgi toplumu yaratırken, bizler ne yazık ki tamirci kültürünü baş tacı yapıp, batılının yarattıklarını kopyalamak ve dolayısıyla hep kavuklu batının pişekarını oynamaktan ileri gidemedik. İnanıyorum ki bizler duygusal yapı ve beyin kapasitesi olarak batı insanının ortalamasından daha yüksek bir topluma sahibiz! Buna sadece inanmıyorum, iman ediyorum ve görüyorum.
Belki site ve forum tasarımı ve içerisinde işlenen konular sizlere çok ideolojik görünmeyebilir. Ama işin özüne bakacak olursanız buradaki amacımız "biz daha iyisini yapabiliriz" diyebilecek "biz de yaratabiliriz" e inanacak bireylerle buluşmaktır. Belki de bu kadar az üyemiz olmasının nedeni budur. Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki bildiğim ve denediğim hiçbir şeyi hiçkimseden saklamış değilim ve saklamayı da düşünmüyorum. Ancak kendisi de birşeyler ekleme gereği duymadan sadece yazı yazmış olma amacına matuf ve "armut piş ağzıma düş" felsefesi güdülen ya da salt internet bilgeliğine dayanan ve zıt orantılı dil uzunluğuyla menkul yazılara cevabım geçmişten beri aynı olagelmiştir! Bundan sonra da aynı olacaktır.
Bu manada sakın forumların tarafımdan sansürlendiği gibi manasız bir sonuç çıkartılmasın lütfen. Ama bırakın da şahsıma yöneltilen soru ve eleştirileri dilediğim trazda cevaplayayım.
Saygılar..
Kullanıcı avatarı
drhardware
Eski Site Sorumlusu
 
İleti: 1072
Kayıt: 12 Aralık 2006, 17:08
İl: Ankara

Cevap: Besleme kondansatörü mevzusu

Okunmamış iletigönderen basscanabi » 25 Haziran 2008, 19:55

selamlar böyle önemsiz gibi görünen "aman ne var çak iki tane 3300 yola devam et...." gibi cevaplar her zaman canımı sıkmıştı bu işin bir idealitesi yok mu diye ama bu kadar ciddi bir konuyo tartışmaya açtığınız için teşekkür ederim
SAYGILARIMLA :idea:
Kullanıcı avatarı
basscanabi
Yeni Üye
 
İleti: 31
Kayıt: 23 Haziran 2008, 19:49
İl: antalya
Meslek: Elektronik


Makaleleriniz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir